Koop- Süt, küllerinden yeniden doğdu

Category:

Koop- Süt Genel Müdürü Salih Yücesoylu; batmış bir kurumun çalışanların elleri ve kooperatif ortakları ile adeta küllerinden yeniden doğduğunu kaydederek, “Koop- Süt önce emekledi, sonra düştü, ardından yürümeye başladı. Şimdi ise koşuyor. Bu koşu hiç bitmeyecek” dedi

Ali CANSU

1958 yılında Kıbrıs Türkü halkının balı olarak kurulan Koop-.Süt, bugün en son teknolojiyle donatılmış tesislerinde dünyaya süt ürünleri ihraç eden dev bir kurum konumuna geldi.

2009 ile 2012 yılları arasında dolayı batırılarak elden çıkarılacağı sıralarda çalışanlar tarafından sahip çıkılan Koop- Süt, bugün yine aynı çalışanların emeği ile ülke ekonomisine büyük katkılar sağlıyor.

Koop -Süt’ün yeniden ayakları üzerinde durabilmesi için çalışanların maaşlarından yüzde 40 fedakârlık yaptığı ve 15 kooperatifin 120 bin TL vererek bir araya gelmesiyle oluşturulan siyasetten uzak bir ortaklık oluştu. Bugün iç piyasada yine birinci sıraya oturan Koop- Süt, yurt dışına ciddi bir ihracat yapar duruma geldi.

58 çeşit ürün

Koop- Süt Genel Müdürü Salih Yücesoylu, kurumun ülkede bugün 58 çeşit ürünle, hellim ve eritme peynir ihracatıyla ham süt ihtiyacı sıkıntısı çeker haline geldiğini belirtti.

KIBRIS’a konuşan Yücesoylu, “Bugün batmış bir kurumun, çalışanların ellerinde ve kooperatif ortakları ile adeta küllerimizden yeniden doğduk. Ve karla çalışan, başarılı, örnek hale geldik. Kimse bize tek bir kuruşluk katkı sağlamadı. Koop- Süt emekledi, düştü, yürümeye başladı. Şu anda koşuyor. Bu koşu hiç bitmeyecek” dedi.

Yücesoylu şöyle devam etti:

“Koop Süt Fabrikası, 2009’dan 2012 yılına kadar çok hızlı bir şekilde düşüşe geçti ve tamamen iflas ettirildi, bilinçli olarak. Sonradan duyduğumuz, Türkiye’den bazı firmalara peşkeş çekilmeye çalışılmış. Bunun üzerine çalışanlar aylarca maaş alamadı ve eylemler başladı. Çalışanlar, ‘Biz fabrikamızı istiyoruz’ demeye başladı. Bunun için bayağı eylemler oldu ve dönemin hükümeti, ‘birtakım protokoller yapılarak size bu işi devredelim’ dediler. Fakat tamamen çalışana devretmek özelleştirmenin bir başka modeli olacaktı. Bununla ilgili sendikamız Koop -Sen çok ciddi bir çalışma yaptı. Bu ciddi çalışma sonucunda ortaya bir proje çıktı. Bu, Kooperatif Şirketler Mukayyitliği ile ortak bir proje idi.”

25 milyon TL’lik borcu devralındı

Projenin Süt Fabrikası’nın hisselerinin diğer kooperatiflere de açıldığını kaydeden Yücesoylu, “Ortaklık büyütülsün ve yeni bir model yaratılsın istendi. Bu ülkede olmayan, ama denenmesi gereken bu modele herkes sıcak baktı” dedi.

Ellerini taşın altına koyarak dedelerimizin mirası olan Koop- Süt’ü torunlarımıza bırakmak için mücadeleye başladıklarını anlatan Yücesoylu, “aldığımız tablo çok kötüydü. Ham süt dahi alabilecek pozisyonda değildik Ana borcumuz 25 trilyon TL idi. İnsanlarımız marketlerde Koop-.Süt ürünü aradı ve 2013’ün ikinci altı ayrında çok hızlı bir yükseliş gösterdik. Biz üretip paramızı alıp borçlarımızı ödüyoruz. Paranın geri dönüşü sağlayınca çarkı döndürmeye başladık. 2013 sonunda işletme tarihinde ilk kez 1 milyon TL kâr elde ettik” dedi.

Kıbrıs Türk kadını bize sahip çıktı

Yücesoylu, işin başına gelince ilk önce pazarlamayı kendilerine aldıklarını ve bayilere devrettiklerini söyledi.

Bayilerden karşılığında teminat aldıklarını anlatan Yücesoylu, “Kıbrıs Türk kadını bize sahip çıktı. Kıbrıs Türk anaları bu kuruma sahip çıktı. Biz, ürün çeşitliliğimizi artırmaya başlayıp pazara girdiğimiz zaman raflardaki Koop- Süt’ü tercih etti. Bizim 8 ile 10 9 ton olan günlük sütümüz 40-50 tonlara çıktı. Böylece resmi borcu bankada yapılandırdık ve her ay 200 bin TL bankaya taksit ödemeye başladık. Şu anda 5 milyon TL’lik bir borcumuz kaldı” dedi.

Çalışanların maaşlarından yüzde 40 kesinti yapıldı

O dönemde çalışanların maaşlarından yüzde 40 kesinti yapılmasını kabul ettiklerini de kaydeden Yücesoylu, bunun ülkede yaşanan bir ilk olduğunu ifade etti.

Yücesoylu, çalışanları toplayarak onlara “‘Ya üç ay daha maaş alırsınız ve bu iş biter, ya da ömür boyu devam ederiz, maaşlardan biraz düşeriz ve her sene kayıplarınızı telafi ederiz” dedikten sonra referandum yaptıklarını ve herkesin bu görüşe razı olmasının ardından işe başladıklarını söyledi.

Yücesoylu, işe başlamalarının ardından Süt Endüstri Kurumu’na olan borcu kapattıklarını ve şu anda sadece bir bankaya borçlarının kaldığını belirtti. Ardından 2014 yılında yatırıma yönelerek 2.5 milyon TL bir getiriye ulaştıklarını anlatan Yücesoylu, ardından uluslararası fuarlara açılmanın zamanının geldiğini belirtti.

Fuarların en büyüğünün Dubai ve Abu Dabi olduğunu anlatan Yücesoylu, dünyadaki bütün alıcıların bu iki fuara geldiğini ifade ederek, ürünleri sergilemeye başlamalarının ardından özellikle Arap ülkelerinde ihracatta çok iyi bir ivme yakaladıklarını belirtti.

Yücesoylu, “Türkiye’nin Pınar firmasının Arap pazarında dev bir firması olmasından dolayı onlar geldi ve onlara mal vermeye başladık. Pınar firması ile de 2014’de bir anlaşma imzaladık ve onlarla çok yüklü bir iş yapıyoruz. Bunun yanında, birkaç tane çok ciddi Arap müşteri de yakaladık” dedi.

Koop- Süt’ün 2015 yılına da çok başarılı girdiğini kaydeden Yücesoylu, uluslararası müşteriler bularak ihracat pazarını tekrardan açıp yeniden ihracata başladıklarını söyledi.

İç piyasada lider konumdayız

Koop-Süt’ün iç piyasada birinci sırada olduğunu ve günde 120 ton süte ihtiyaç duyduklarını söyleyen Yücesoylu, “Şu anda talepleri karşılayamıyoruz. Türkiye’deki firmalardan Yörükoğlu ve Pınar ile çok ciddi anlaşmalarımız var ve onlara her ay üç ile dört TIR mal gönderiyoruz” dedi.

Bu günlere gelişlerinde basının da kendilerine büyük destek olduğunu ifade eden Yücesoylu, “Daha yapacak çok işimiz var. 2018 yılı, bizim daha da başarılı olacağımız bir yıl olacak” dedi.

Son üç yılda 15 milyon TL yatırım yaptık

Süt teknolojisinin dünyanın en pahalı teknolojisi olduğuna dikkat çeken Yücesoylu, son üç yılda 15 milyon TL’lik bir yatırım yaptıklarını söyledi.

Yücesoylu, özellikle ambalajlama ve paketleme makinelerinin çok önem teşkil ettiğini ve yeni yoğurt sistemlerinin yanı sıra pastörize süt sistemleri aldıklarını belirtti. Yeni kurdukları sistemde sütün içerisindeki suyu uçurup kuru madde oranını yükseltip çok kaliteli bir yoğurt ürettiklerini bunun şu anda piyasada satıldığını anlatan Yücesoylu, “Hem lezzette ve yoğurdun yapısında gözle görülür bir fark yaşadık. Hellim sistemimizde tamamen makineleştik el değmeden üretiliyor. Otomatik bir sistemle çalışıyoruz” dedi.

Keçi sütü ile beş günlük ömrü olan pastörize sütü piyasaya sunacağız

Yücesoylu, keçi sütü tedarik edilmesinin ardından beş günlük ömrü olan pastörize şişe sütü bir ay içerisinde satışa sunacaklarını söyledi.

Daha sonra özellikle gençlerin büyük ilgisini çeken vitamin katkılı sütler üzerinde çalışmaların sürdüğünü kaydeden Yücesoylu, peynir grubunu da çok çeşitlendirdiklerini belirtti.

Günde 50 bin paket süt satıyoruz

Kurumu devraldıkları zaman günlük süt satışlarının tamamen sıfıra düştüğünü anlatan Yücesoylu, bugün günde 50 bin paket süt satışına ulaştıklarını söyledi.

Bunun küçümsenmeyecek bir rakam olmadığını, uluslar arası sıralamaya koydukları zaman şu anda süt tüketiminde KKTC’nin üst sıralarda yer aldıklarını belirten Yücesoylu, bunun da yeterli olmadığını sağlıklı gençler yetiştirmek için bu rakamın daha da yukarılara çekme hedefinde olduklarını kaydetti.

İlkokul çocuklarına 365 gün süt içirmemiz gerekir

Sütüm bir devlet politikası olması gerektiğini anlatan Yücesoylu, şöyle devam etti:

“Süt devlet politikası olmazsa çok yavaş ilerliyoruz. Ülkemizde süt haftası olmaz süt günü olması gerekir. Yıl 365 gün yeni yetişen nesil süt içmesi şarttır. Sütün önemini siyasilerin çok düşünmesi gerekir.

Her gün ilkokul çocuklarına neden süt vermeyelim? Bize çocukken veriliyordu. Süt haftası dolayısı ile süt dağıtımı yapılıyor. Devlet bunu sahiplenmesi gerekir. Hayvancı katkı koysun. Süt Kurumu ve biz de katkı koyalım yıl 365 gün ilkokul çocuklarına süt verelim. Ülkede 20 bin tane ilkokul öğrencisi var. Küçük sütlerden verilse bu büyük rakam değildir. Devlet olmanın sorumluluğudur bu. Sütün sahipleri buna katkıyı koymaya hazır diyor.”